Mehtap Abdi, Bir yürek mesafesi

Yokluğa götür beni

Anasayfa » Bir Yürek Mesafesi » Yokluğa götür beni
share on facebook  tweet  share on google  print  

Yokluğa götür beni

"Bir Yürek Mesafesi" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar
Yokluğa Bir kez daha sessiz ve hüzünlü eğiyor başını zaman. Ve bir takvim daha soluyor gözlerimin önünde, buruk… Âna taşıyamadığım umutlarımı bir kez daha öteliyorum belirsiz geleceğime… On iki ay, dört mevsim sağanağında yüreğim yine kırık dökük…

Ey ömrümün biriciği işit beni! İşit ki sensin gönül gözümün iki cihanda görmeyi dilediği…

Dudaklarımda titreşen adın, yüreğimden sökün eder gözlerime ey en sevgili… Yanarım, buğusu üstünde bir çerağ gibi…  Öksüz bir yavrunun terk edilmiş duyguları gibi tıkar boğazımı sensizliğim, işit beni…

Hani ki sen düşürmüştün gönlüme bir vakit seni… Seni senden istemekti yüreğimin tek dileği… Sen vardın, sen yegâne varlığımdın ya hani… Özlediğim sendin, aradığım sen, uğruna gözyaşları döktüğüm sen…

Sözler vermiştim sana ve sen sözler almıştın benden… Hani ki gaflet gömleğinden sıyrılacaktım çok geçmeden… Yazgıma düşen iki yoldan, sana varanına tutunacaktım sevgilim ben…

Ey en sevgili işit beni!

Sen uzayıp giden yollar boyunca beklediğim, sen gecelerce gelişine ümitler beslediğimdin. Ve seni senden istemekti tek bildiğim…

Sen benim sırlı rüyam… Sen iki dünyada maksudumdun… Yapraklar sonbahara devşirirken yüzünü, bir martı kanadına takılmış hayallerimin ardı sıra yere çakılıyorum işit beni…

İşit ki yanıyor içim…  Bin bir keder sarmış ruhumu ağlıyorum, işit beni.

Hani ki sen, sana varan kapının anahtarını vermiştin ellerime… Senden seni dilerken ben, söz vermiştin ki sen götürecektin beni sana varan menzile…

Müjdelemiştin, beni sana götürecek olan sevgilin vardı başımı döndüren uzaklarda. Ve ben içimi bir baştan bir başa yaran özlemin kuytusunda ölümü beklercesine onu beklemiştim.

Güneş yüzlü çehresini gördüğüm gündü ki hani, bir sevinç deryasına dalıvermiştim… Şenlikler kurulmuştu sol yanımda… Yaşanmışlıklarımı yakıp gitmiştim…

İşit ey can pınarım! Umudumun goncası işit beni…  Seni bulmuşken kaybetmek korkusu sardı can evini işit… Medet sensin ey gönül kelebeğim, yüreği saran yangını işit…

Bu can, sevdanı mesken tutmuş kendine… Bakmasın bu tende gözler, sensiz doğacak güne. Soluğumu kes gayrı yoksan gönül dilinde…

Adını anmadan geçen her anıma veyl olsun ey sevgili… Veyl olsun gaflet dolu gece ve gündüzüme...

Al bu canı bekletme eğer yazgısı senden ırak düşmekse…  Yanmasın ömrümün o bir tek güzel günü… Seni senden dilediğim o an ki ömrün gerçek doğumu…

Ey sevgili! Dirilten sensin beni, öldürecek olan sen…

Öyleyse bırakma beni bana… Ey canımın yongası ellerimi bırakma… Sensiz zindansı kahır olur dünyanın saltanatı...


Medet kıl, bu can bu tende iken Seni bulan olayım… Medet kıl, kul olmanın hazzında yok olayım…

Esmesin ayrılığın rüzgârı sana varan yollarda…

Medet kıl, daim seni zikreden, seni seven olayım… Medet kıl ki sen sevgilim, sana vuslat olayım…

Ey sevgili! İşit ki yanıyor canda canım, muradıma tez el ver… Al götür beni benden, sende bir yeni can ver...

Ey sevgili! Yokluğuna götür de beni benden salıver.

Kaynak : Beni benden salıver
Tür : Diğer Tarih : 08.08.2013
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]
Üye Girişi
e-posta
Parola
Beni hatırla
 
Araçlar
       
facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this